Sinema oyunculuğunda kamera yüzünüze o kadar çok yaklaşır ki (yakın plan / close-up çekimler), mikroskop altındaymış gibi her küçük hareketiniz dev ekrana yansır. Önceki soruda konuştuğumuz o “küçük ve içsel oynamak” tamamen yüz kaslarınız üzerindeki hakimiyetinizle ilgilidir.
İşte yüz yogası, tam da bu noktada bir oyuncu adayı için estetik bir kaygıdan ziyade, doğrudan bir enstrüman akort etme çalışmasına dönüşür.
1. Mikro Mimik Kontrolü ve Esneklik
Yüzümüzde 40’tan fazla kas bulunur. Çoğu insan günlük hayatta bunların sadece birkaçını aktif olarak kullanır. Yüz yogası, tıpkı bir sporcunun bacak kaslarını çalıştırması gibi, yüzdeki bu küçük kasları (örneğin göz çevresindeki orbicularis oculi veya ağız köşelerindeki risorius kaslarını) bilinçli olarak kontrol etmenizi sağlar. Sinemada abartıya kaçmadan, sadece göz kenarındaki ufacık bir seğirmeyle korkuyu ya da şüpheyi vermek bu esneklikle mümkündür.
2. “Donuk Yüz” Riskini Önlemek
Günümüzde pek çok genç oyuncu adayı estetik müdahaleler veya aşırı gerginlik yüzünden sahnede mimiklerini kaybedebiliyor. Yüz yogası kasları tembelleştirmek yerine onları güçlendirir, kan dolaşımını artırır ve yüze canlılık katar. Bu sayede kameranın en sevdiği şey olan “yaşayan ve hissettiren bir çehreye” sahip olursunuz.
3. Setteki Stresi ve Kasılmaları Çözmek
Kamera “Kayıt!” dediğinde ya da önemli bir audition (seçme) öncesinde heyecan dalgası ilk olarak çene ve alın kaslarına vurur. Çenenizi sıktığınızda sesiniz kısılarak çıkar, alnınızı kastığınızda ise ifadeniz sertleşir. Sahnede veya set arkasında yapacağınız kısa yüz yogası egzersizleri bu fiziksel blokajları anında çözer.

